Amerika’nın Dünyaya Verdiği Açık Mesaj
Basri Aydın
Dünya
Yayın: 06 Ocak 2026 - Salı - Güncelleme: 06.01.2026 09:39:00
Editör -
Okuma Süresi: 7 dk.
314 okunma

Amerika’nın Dünyaya Verdiği Açık Mesaj
Son günlerde Venezuela’da yaşananlar, basit bir güvenlik operasyonu ya da ani gelişen bir istihbarat başarısı olarak okunamaz. #Venezuela Başbakanı’nın eşiyle birlikte çok kısa bir süre içinde Amerikan güçlerince etkisiz hâle getirilmesi, akıllara tek bir ihtimali getiriyor: Bu operasyon sahada değil, masada planlandı.
Ortada aceleyle yapılmış bir baskın değil; zamanı, şekli ve sonucu önceden hesaplanmış bir senaryo vardır. Daha da önemlisi, bu senaryonun hedefi Venezuela’dan çok daha geniştir.
#Amerika Birleşik Devletleri, özellikle Trump döneminden bu yana askeri ve siyasi gücünü “örnek operasyonlar” üzerinden sergilemeyi tercih ediyor. Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da ve Libya’da yapılanlar yalnızca bölgesel hamleler değildi; küresel bir mesajın parçalarıydı. Venezuela’da yaşananlar da bu zincirin son halkasıdır.
Verilmek istenen mesaj açıktır:
“Bizim için mesafe yoktur. Sınır, egemenlik, iç hukuk gibi kavramlar yalnızca bize uyan ülkeler için geçerlidir.”
Bu noktada Venezuela operasyonunun İslam âlemiyle doğrudan ilgisi olmadığı düşünülmemelidir. Aksine, asıl mesajın büyük bölümü Orta Doğu’ya yöneliktir. #YPG üzerinden kurulan düzen, Filistin meselesinde İsrail’e verilen koşulsuz destek ve bölge ülkelerinin iç dengelerine yapılan açık müdahaleler, aynı stratejinin farklı sahneleridir.
Amerika, Suriye ve Irak’ta şunu yaptı:
Devlet dışı aktörleri kullandı, yerel dengeleri bozdu, sonra “müdahale kaçınılmaz” diyerek sahaya indi. Bugün Venezuela’da gösterdiği refleks ise şu mesajı taşıyor:
“Gerekirse doğrudan geliriz.”
Dikkat çeken bir diğer gerçek ise Venezuela yönetiminin bu süreci tamamen sürpriz olarak yaşamadığıdır. Operasyonun bu kadar kısa sürede ve bu kadar net sonuçla tamamlanması, karşı tarafın da belli ölçüde bu gidişata hazır olduğunu düşündürüyor. Bu nedenle yaşananlar, sert ama kontrollü bir güç gösterisi olarak okunmalıdır.
Amerika’nın asıl amacı bir kişiyi almak ya da bir yönetimi devirmekten çok daha fazlasıdır. Amaç, dünyaya korku salmak değil; itaat üretmektir. “Bakın, karşı çıkarsanız başınıza ne gelir” demektir.
Trump’ın dili serttir ama mesajı nettir:
“Suriye’de yaptıklarımız bir istisna değildi. İster Orta Doğu’da olun, ister Latin Amerika’da… Gerekirse aynısını yaparız.”
Bugün Venezuela’da sahnelenen bu tablo, aslında yarının başka ülkeler için yazılmış provasıdır. Sorulmak istenen soru da tam olarak budur:
“Şimdi sıra kimde?”
Dünya, artık uluslararası hukukun değil, güç dengelerinin konuştuğu bir döneme girmiştir. Bu gerçeği görmek, romantik söylemlerden çok daha hayati hâle gelmiştir.
Adana denge gazetesi
Yorumlar (0)
İlginizi Çekebilir



